alışamıyorum günde 3 kez ölüşüne birisinin, senelerdir... onlar için kurulan sergiyi de ziyaret edemedim mesela. ama bazılarının yokluğuna alışabilirim.
"hayatımda olmamasına katlanabileceğim biri değilsin" dedim ama böyle değilmiş. çünkü ben seni hayatımdan çıkarmadım, bunu sen istedin. ve bilmem kaç zaman sonra tekrar ben her şeyimle senin yanında olacağım diye söz veriyorsun bana. sana nasıl davranmam gerektiğinin talimatlarını veriyorsun. tekrar birbirimizi eskisi gibi sevip, tekrar çok iyi arkadaş olabilirmişiz ama senin zamana ihtiyacın varmış... artık bunlara inanacak kadar küçük değilim ve benzeri olayları o kadar çok yaşadım ki, ne sen inandırabilirsin beni buna, ne de bir başkası. geçmişte kaybolup giden ve tekrar geri gelmeyecek günler için ağladım ben orda. gelmeyecekler çünkü... sen istesen de, ben istemiyorum artık. beni hayatının bütün fonksiyonlarının dışında bırakırken, seni tekrar en yakın arkadaşım olarak görmemi bekleme. bu kadarını yapamazsın. hatalısın, biliyorsun ve yoksun artık.
şu günlerde insanları çok kolay siliyorum, çünkü muhtaç değilim ki hiç birinizin varlığına. yanımda olmak isteyen zaten burada ve ben onları kendimden bile çok seviyorum yeri geldiğinde. hayatından tamamen silinmiş farzet beni. ben öyleymiş gibi yaşıyorum. her geçen gün, davranışlarından ötürü daha çok hayal kırıklığına uğratıyorsun. hepsi için çok sağol. seni suçlamıyordum ama suçluyorum artık. bilekliğini de geri istemeyi bekleme, üstüne sifonu çektim bile.
ölüm hayatımdan çıkarabilirdi seni ya da her nefesinin cehennemden farklı olması gibi bir şey işte. hayatımdan gerçekten çıkan tek insan o, çünkü diğer hepsi bir şekilde hayatımdalar. ama sen de, aynı "o"nun gibi yoksun. bunu kendin istedin. senin yaptığının aynısı ben de yapıyorum. hayatımda ilk kez...
5 Ocak 2009 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder