-sürekli içtiğin sigarayı değiştirince gıcık yapar ya boğazında, böyle bir şey yaptı bende de anlaşmalı küslük. ama west'ten winston'a geçmiş gibiyim, yalan yok :D
-üstümdeki şu sınav buhranını da bugün itibariyle atttım, gerçi resmi olarak yarın gerçekleşecek ama bu bile yetti.
-gözlerim ağrımakta, uyku çekiyor canım ama konuşmak konuşmak, sabaha kadar susmamak istiyorum. kendimle çelişiyorum. sanırım psikolojik problemlerim var. bunu daha önce dile getirmiş miydim? unuttum bak şimdi.
-biraz zamanın hiç kimseye zararı dokunmaz. ama bu "biraz" kavramını uzatmamak gerekiyor, 3 sene gibi mesela...
-biz küçükken kağıttan gemiler yapıp küvette yüzdürmeye çalışırdık mert'le ama sonu hep hüsran olurdu. şimdi kağıttan gemiler yapmıyoruz ama dilekler okyanusun dibini boyladı bile. istemediğimiz bir hayatı istermiş taklidi yapıp (ki bu konuda da son derece başarısız olup), hayattan hiç bir zaman daha fazlasını istemeden "sümük" bir şekilde daha ne kadar mutlu gözükebiliriz? mutluyuz evet ama daha mutlu olabilirdik sanki, ha?
-amerikan dizilerini izledikten sonra hepimizin içinde aynaya bakıp karşıdaki görüntüyle ingilizce konuşma isteği doğmuyor mu, itiraf edin...
-görmek istediğim yerlere ne zaman gidebileceğim çok merak ediyorum doğrusu.
-ilk defa biri beni yanlış tanıdı diye çok mutluyum. böyle olması için uğraşmadım mı zaten?
-gossip girl izliyorum. artık inkar etmeyeceğim. kızlar çok güzel, nate çok yakışıklı ve kıyafetler enfest. ayrıca dizideki entrika beni benden almıyor değil hani. acımıyor da değilim kendime,lise dizileri falan. herkes vizelere çalışırken bir can sıkıntısı oluşmuştu ama fena sardı.
-msn pencereleri birbirini kovalıyor. öperim...
2 Aralık 2008 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder